  HÜSN-Ü HAT “Hat” kelimesi çizgi ve kalemle yazı yazmak, Hüsn ise “güzel” manasında olup genel olarak Hüsn-ü Hat; güzel çizgilerin bir araya gelerek oluşturdukları güzel yazı anlamına gelmektedir. Hat sanatı İslam dini ile birlikte doğmuştur. Hat dediğimizde Kuran-ı Kerim harfleri ile yazılmış yazı akla gelir.Kuran-ı Kerim Hüsn-ü Hat ile yazılmıştır.Sanat yazıları için Hüsn-ü Hat “güzel yazı” tabiri kullanılır. Hattat, yenilik yapan anlamında olup , İslam yazıları içinde yüksek estetiğe sahip olan yazıları güzel yazmayı kendisine meslek edinen sanatkardır.
İslam kaynaklarında yazı sanatı; “hat; cismani aletlerle meydana getirilen ruhani bir bendesedir.” cümlesiyle en özlü şekilde tarif edilmiştir.
Türklerin İslamiyeti kabul etmesiyle hat sanatı değerli Hattatların katkısıyla en üst seviyeye ulaşmış önemli bir sanat dalı haline gelmiştir .Arap asıllı harflerle vücuda getirilen sanat yazılarının en güzel örnekleri verilmiştir.Bunun içindir ki Hat Sanatının ulaştığı son nokta için bir söz vardır:”Kuran-ı Kerim Hicaz’da inmiş,Kahire’de okunmuş ve İstanbul’da yazılmıştır.”Ünlü ressam Picasso bir hat eserini göreliğinde “Soyut resmin ulaşabileceği son nokta” demiştir.
Hat sanatında kalem olarak kamışla,önçe aharlenerek mührelenen kağıt üzerine , is ,zamk eriği ve saf su’yun terkibinden ibaret olan is mürekkebi kullanılarak yazılır.
Hat sanatında altı çeşit yazı şekli vardır. “Aklam-ı sitte” yani altı çeşit yazının temelini Küfi yazı oluşturmaktadır .Bunlar Sülüs,Muhakkak,Reyhani,Nesih-Tevki,Rikaa ve Ta’lik dir.
Pirinç tanesine fatiha süresini sığdıran bu sanat ,ünlü hattatlarımızın özgün ve estetik anlayışlarıya günümüze kadar gelmiş olmasına rağmen ,Hat Sanatı Dünya da Türk-İslam kültürünü en iyi şekilde temsil etmesine ve önemli bir tarihi geçmişi olmasına rağmen günümüzde hak ettiği ilgiyi görememektedir.
LATİN HAT SANATI(KALİGRAFİ)Geleneksel Türk Sanatlarımızdan Hat Sanatı, tarih boyunca çeşitli aşamalarda ünlü hattatlarımızın önemli eserleri ile gelişerek günümüze kadar gelmiştir. Bu anlamda önemli ve paha biçilmez eserler günümüze kadar korunarak ulaşmıştır.
Genel anlamda Latin Hat Sanatı (Kaligrafi) ; Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile birlikte kabul edilen Latin Harfleri ile İslam kültüründen gelen Hüsn-ü Hat Sanatının birleşmesiyle oluşturulan sanat yazılarıdır. Temel olarak Latin harflerinin hat sanatı estetiğinde ,geleneksel çizgi ve istif anlayışı ile yazılmasıdır. Her ne kadar Latin Hat Sanatı ile Batı Kaligrafi Sanatı aynı gibi görülse de,her iki sanatı birbirinden ayıran en önemli fark, harflerin belirli bir çizgisel denge içerisinde kompozisyon kurularak yazılması olarak adlandırdığımız istif anlayışıdır.Yani Latin hat sanatı, gelenekten gelen Hüsn-ü Hat Sanatının çizgi ve istif anlayışının ruhunu yansıtmasıdır.
Latin Hat Sanatı ,geleneksel Hüsn-ü Hat Sanatına alternatif bir sanat olmayıp,günümüz anlayışına göre geleneksel ruhu bozmadan, Arap harfleri kullanılarak geleneksel istif anlayışı ile elde edilen kompozisyon ve estetiğin Latin harfleriyle yorumlanması olarak görebiliriz.
Bu sanat öncelikle son yıllarda önemli bir çıkış yakalamış olup, yeni harflerle hat sanatını tekrar geniş kitlelere ulaşarak bu günkü halini almıştır.Günümüzde Latin Hat Sanatı , çeşitli kartlara ,tabak ve anahtarlıklara şahıs,şirket isimleri veya özlü sözler sanatçılarımız tarafından önemli fuar,festival ve sergilerde pratik uygulamalarla sanat severlerle buluşmaktadır.
|